Apartman Logo

Apartman Boşluğu

Apartman Boşluğu



HER SABAH UYANDIĞIM GİBİ UYANMADIM
Zeynep Akma

bu sefer her zaman uyandığım gibi uyanmadım, üzerimdeki kötücül düşünceleri tetikleyen mide bulandırıcı ağırlık kalkmıştı. 'yarın yine aynısı olacak, umutlanma şimdi.' diye düşünmekten alamadım kendimi. ama kendime gelmem gerekiyordu, yataktan bir an önce kalkıp halletmem gereken günlük, basit işlerin yükü çoktan beynimde kendi tarikatını oluşturmuşlardı; ki bu yataktan kalkmamaya karar vermeme yeterliydi; ama hayır, sorumluluklarımı yerine getirmem gerekiyordu.

kalktım, ve her sabahki gibi yataktan doğrulmamla beraber göz göze geldiğim kirden berbat bir hale dönmüş olan aynamla küçük bir üstünlük savaşı verdim, bugün beni kötü hissettiremezdi; izin vermeyecektim buna. fakat irademi artık mantığım yönetemediği için kaslarım ve kemiklerim benliğimi devralıp kafamı aynadan başka bir yere oynatmamı sağladı.

yine düşüncelere dalacaktım, evet; beni yalnız bırakmayı sevmezlerdi, sanki düşüncelerin boş bir ruhla birleşip gereksiz bir bedenle harmanlaştığı biriydim sadece.

aynadan kafamı çevirdiğime göre; diğer bakacağım şey yatağımın diğer tarafından yere yansıyan gün ışığıydı; kendisi beni uyandıran faktörlerin başındaydı fakat bu onu suçlu yapmazdı. hayır, bu onun bir bakımdan göreviydi kesinlikle. 

gözlerimi ovuştururken elime gelen bir kirpik bile ne kadar yorgun, arsız ve bitkin gözüküyordu; anlatamam. ama bir kirpikten bu anlamları çıkarmak bana acı veriyordu, neden en küçük şeye anlam yüklemek zorunda hissediyordum kendimi? neden bu düşünceleri bir kenara bırakıp bir türlü kalkamıyordum yatağımdan? ama doğru, düşüncelerimi terk edemezdim; bu durumda sadece düşüncelerim beni terk edebilirdi, ben bu lanetle doğmuştum; bu lanetle öleceğime de eminim.

başka bir düşünceye dalmamı engellemek isteyen kas ve kemiklerim; bu sefer irademin de birleşmesiyle yataktan kalmama karar verdiler; ki bu büyük bir adımdı.
evet, kalktım fakat kalktığım gibi yaptığım ilk şey; benliğimden ayrılmış bir tarafımın hareketiydi. bu tarafımı bugün göstermeye ve ortaya çıkıp beni yüz parçaya ayırıp içsel bir gerginlik yaşatmasına izin verecek halim yoktu; bunun için yeteri kadar yorgundum.

tahmin edersiniz ki, kalktığım gibi odamın bir tarafına fırlattığım ve henüz yıkamaya tenezzül edecek kadar vaktimin olmadığını düşündüğüm eski çarşafımı alıp beni sabah sabah kendimle neredeyse savaşa sokacak olan bu aynanın üzerini örttüm.

aynanın kendisine saygısı olmamasını fazla garipsedim; ben üstünü örtene kadar her gün, her dakika ve her saat benimle yüz yüze ve vücut vücuda gelmeye nasıl dayanabilmişti?

ne eksikti? odayı terk edip başka bir kendisine saygısı olmayan aynayla karşılaşmadan önce odada halletmem gereken bir şey vardı.
düşüncelerim bir akarsunun çığırından çıktığı gibi neredeyse gözümden, ağzımdan, burnumdan ve neredeyse ceset durumundaki bedenimden dış dünyaya açılan her yerden akıp gitmek istiyordu, ama buna izin verecek irademi bile yitirdim. 

camı açacaktım. içeriye temiz ve taze havanın girmesi benim ruhumu kafesler; güven ve barış duygusunun çiftleşmesinden oluşan bir yaylaya akıtırdı. camdan dışarıya baktıkça bu sahte yaylada vakit geçirir; aileden birine yakalanmamak için bu manzara ve hayal gücümü paketleyip bir sonraki seansa saklardım.

büyüdükçe benimle beraber büyüyen düşüncelerimin ve hayal gücümün bana kattığı tek şey hayattan tatmin alma yetimi kaybetmemdir.

ellerimi alnıma götürüp alnımdan başlayıp kafama doğru sıkı bir kavramada bulundum, saçlarımın içinden ellerim su oldu aktı, gerçekliğim ve benliğim; yüzüme hiç gerçek olmayacak bir rüyanın verdiği aptallaşma hissiyle birleşip çarptı. içimi çektim, akciğerlerimin içine dolan taze havanın verdiği uyanmışlık hissiyle odadan bir hışımla çıkıp kapıyı düşüncelerimin üzerine sert bir şekilde kapamam bir oldu.
Okunma Sayısı: 179

↓ ilginizi çekebilir ↓

DHAFER YOUSSEF / Cansu Cemaloğlu

DHAFER YOUSSEF
Cansu Cemaloğlu

YAZI

EN / Elif Yaşar

EN
Elif Yaşar

YAZI

DUYGULARIN MÜCADELESİ / Yunus Emre Kiraz

DUYGULARIN MÜCADELESİ
Yunus Emre Kiraz

YAZI