Apartman Logo

Apartman Boşluğu

Apartman Boşluğu



KARMA POLİS
Elif İlke Şenkul

karşına geçip oturdum öylece. “merhaba…” gibi bir şey söylemiştin sanırım içeri girdiğimde. karşılık vermedim. susmayı alışkanlık haline getirdiğim zamanlardı. başımı öne eğiyor, göz teması kurmuyordum. konuşmayı denemedin. bağırıp çağırmanı isterdim. biraz olsun kendime getirirdi bu beni. ama konuşmadın. ya tüm bu saçmalığımı hoş görüyordun. ya da belki de çok yorgundun sadece. sigara paketini çıkardın. kısa aralıklarla çakmağın yanışını duyuyordum. boş bir kül tablası yavaş yavaş doldu. yüzüne bakmaktan kaçınıyor olsam da ellerini izledim. sigarayı ağzına götürdüğünde görüş alanımdan çıkıyordu. yine de sonrasında olanları çok iyi görebiliyordum kafamda. dudaklarının aralanışı, kaşlarını hafifçe çatışını, dumanı üfleyişini… senin içtiğin sigaralardan sanki kendim içiyormuş gibi bir haz alıyordum. pakette son bir iki sigara kaldığında aradan tam olarak kaç dakika geçmişti bilmiyorum. birkaç kez lafa başlayacak gibi oldun. ama susuyordun. içimden geçenleri anlıyordun. çantandan defterini çıkardın. bir şeyler yazmaya başladın. ben de bir kağıt çıkardım. seni şiir yazarken ilk kez görüyordum. göz göze gelmemeyi umarak başımı kaldırıyor, karşımdaki görüntüyü kağıda geçiyordum. sen şiiri bitirince ben de çizimle uğraşmayı bıraktım. gözlerimi kapattım. kusmak istiyordum. midemde yıllarca biriken o duygu çorbasını kusmak istiyordum. boğazımdaki yüzlerce cümleyi öksürmek istiyordum. hislerimi yok ettiğim her sefer için kendimi yerden yere atarak ağlamak istiyordum. ama yapmadım hiçbirini. başımı geriye yasladım. nefesimi dinledim. gözlerimi tekrar açtığımda, gitmiştin. gitmekte de haklıydın. yokluğunu sindirdiğimde midemdeki duygular bulanmaya başladı. sakinliğimi koruyamıyordum. derim incelmişti. yeryüzüyle aramdaki bu kalkanın işlevsiz kaldığını fark eden beynim, kriz anı yaşıyor olduğumu duyurdu. gelecek 24 saat içinde organlarım birer birer yüzüstü bırakacaktı beni. başım dönüyordu. güç bela dışarı attım kendimi. rastgele yollardan yürüyordum. bir adamın bir kediyi tekmeleyişini, bir kadının çocuğuna bağırışını, bir dilencinin köşe başında ağlayışını, yaşlı bir kadının çantasının yere saçılışını, yere saçılanlar arasından cüzdanı kaptığı gibi son hızla koşmaya başlayan bir genci, kavga eden sevgilileri, bağıran seyyar satıcıları gördüm. sahile kadar gelmiştim böylece. sigara ve şarap aldım. güneş batana kadar dolandım. şarabı içtim. pakete ne oldu bilmiyorum, sanırım düşürdüm bir yerde. hâlâ sakinleşememiştim. başım daha çok dönüyor, görüşüm bulanıyordu. geldiğim yollardan geçerek evime yakın bir yere ulaşmaya karar verdim. kaybolmamak için her yere dikkatlice bakıyor, bu tabelaları daha önce görüp görmediğimi düşünüyordum. derken sokağın ortasında toplanmış kalabalığı fark ettim. yaklaşınca, birkaç saat önceki hırsız gence araba çarpmış olduğunu gördüm. kalabalıktan uzaklaşınca küçük bir kahkaha attım.  adaletin ta kendisiydi bu. o sırada uzaktan kalabalığı izleyen bir siluet fark ettim. simsiyah giyinmişti. siyah, eski bir aşkı hatırlatıyordu. farkında olmadan takip etmeye başlamıştım onu.  geçtiğimiz yollarda, birkaç saat önceki yüzleri görüyordum. “bir rüya bu…” dedim kendime, “…sakin ol az sonra uyanacaksın.” kediyi tekmeleyen adama bi köpek saldırdı. kızılan çocuk evden kaçmıştı, kadın bağıra çağıra onu arıyordu. önümdeki siluet sızlayan dilenciye para attı. o an her şey anlam kazandı. kimle karşı karşıya olduğumu anladım. adımlarımı hızlandırdım. bir şekilde konuşacaktım onunla. sinirlenmiştim. hayatım boyunca karşılığını alamadığım her şey gözlerimin önünden geçiyordu. birkaç dakika içinde soracaktım hepsinin hesabını. tüm bu pisliğin, karanlığının, yoksunluğun bana bulaşması için ne yapmıştım? sonunda sorulara cevap bulabileceğim düşüncesi yüzüme tatlı bir gülümseme yaydı. o sırada çıkmaz bir sokağa saptık. elimdeki tek şans buydu. durdu. aramızda birkaç metre vardı. tam konuşmaya başlayacağım sırada telefon çaldı. açtım. “nerdesin?” dedin.
seninle konuşup kafamı kaldırdığımda, gitmişti.
Okunma Sayısı: 144

↓ ilginizi çekebilir ↓

TERK EDİLMİŞ İÇ SES / Salih Angin

TERK EDİLMİŞ İÇ SES
Salih Angin

YAZI

HER SABAH UYANDIĞIM GİBİ UYANMADIM / Zeynep Akma

HER SABAH UYANDIĞIM GİBİ UYANMADIM
Zeynep Akma

YAZI

OTOPSİ / Müge Gezmiş

OTOPSİ
Müge Gezmiş

YAZI